7 Haziran 2011 Salı

"AN" MESELESİ

Gönderen Bizzat Ben zaman: 14:31 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar


Zaman... Hızla ve anlamadan akıp gidiyorsa ve sen Sezen'in şarkısındaki gibi "anneni daha sık anımsıyor, hatta anlıyorsan" artık büyümüş, kocaman olmuşsun demektir. O hiç bitmeyecek sandığın çocukluk ve sancılı ergenlik sona ermiş, koskoca bir insan olmuşsundur. İşte tam da o noktada duruyorum ben. Bedeni büyümüş, aklı, fikirleri büyümüş ama kalbi çocuk kalmaya devam eden, etmeye çalışan bir yetişkin. Belki de bu yüzdendir hep dönüp dolaşıp çocukluğumun o mutlu, masum ve eğlenceli yıllarına dönüp bakmam, sık sık o günler üzerine konuşmam, yazmam, sık sık "Ben çocukken..." le başlayan cümleler kurmam.
İşte yine öyle bir an. İçinde "Ben çocukken..." li cümleler olan bir yazıya başlamam an meselesi... Bir sürü kurulacak cümle var... Mesela; "Ben çocukken hiçbirşeyin hazırı değil de ev yapımı, tazesi makbuldü. Kış gelmeden kilolarla ayıklanıp buzluğa atılan bezelye ayıklama seansları yapılırdı. Annem ve komşu teyzeler çaylarını doldurup serdikleri gazetenin sol yanına ayıklanmamış bezelyeleri, ortaya da kocaman bir boş tas koyar, sol yandan alıp ayıkladıkları bezelyelerin kabuklarını sağ yanlarına bırakırlardı. Seans sona erince, torbalara konan bezelyeler doğru buzluğa giderdi. " demem an meselesi. Ya da mesela, "Ben çocukken, bayram geldiğinde el öperek mendil arasında, müthiş bir zerafetle verilmiş bayram harçlıklarıyla bakkala (gerçek bakkala)  büyük bir hevesle koşup çatapat almaya giderdik. Ben hem heves eder hem de korkardım çatapattan. O yüzden de hep kocaman bir taş bulur olabildiğince uzak bir mesafeden o koca taşı atıp küçücük çatapata denk getirmeye çalışır, dakikalarca uğraşıp sonunda denk geldiğindeyse korkudan kulaklarımı tıkayıp çığlık çığlığa bağırırdım." demem de an meselesi. Ya da ; "Ben çocukken, öğretmenimiz son derste siyah tahtaya kocaman "ÖDEV" yazar ve sıralardı; 1- Matematik sf.13 2-Hayat Bilgisi sf. 23 diye. Ben de önlüğümün cebinde taşıdığım küçük not defterini çıkarır ve tane tane, baka baka yazardım ödevlerimi." demem an meselesi. Veya ; "İETT otobüsleri ile ilgili yapılan geyiklerden bir tanesi de bu kısaltmanın açılımıyla ilgiliydi. "İneklik Etme Taksi Tut" deyip her seferinde gülerdik bu saçma şeye. Sonra otobüse binince, şimdiki gibi  "DIRITT!" diye basılan akbiller yerine, tam ve öğrenci oluşuna göre rengi değişen, kağıttan biletleri metal kutuya atardık. Bir süre sonra  otobüsün içini yanık kokusu sarardı çünkü "şöför amca" dolmuş olan kutudaki biletleri yakardı. Hala o yanık kokusu burnumdadır." demem de an meselesi.
Büyüdükçe, eskiye daha sık döner ve "Ne güzel günlerdi be! Hatırlıyor musun bir keresinde..." diye başlayan cümleleri daha sık kurar oldum. Eski mi özlediğim, yoksa o masumiyet mi bilmiyorum ama "Ben çocukken..." diye başlayan birşeyler yazmam an meselesi...

5 Haziran 2011 Pazar

ÇOK KISA Bİ NOT: TEMİZLEN!

Gönderen Bizzat Ben zaman: 06:50 0 yorum Bu yayına verilen bağlantılar

Sıcak havaların yurda giriş yapmasıyla birlikte güzide Türk insanının mis(!) gibi özellikleri de geri geliyor. Hem de hiç ummadığın insanlardan buram buram kokular yükeliyor. Kış boyu burnunun dibindeki biri, yaz gelince burnunun direğini kırmaya yemin etmiş gibi buram buram kokuyor. İşin en kötüsü de bu kadar yakın olmana rağmen bir türlü söylemeye cesaret edmiyorsun sanki kokan senmişsin gibi. O utanmadan pis kokular yaya yaya gezerken sen ayıp olur diye katlanıp duruyorsun. Ha tabi bir de tanımadıkların var. Bunlar genelde toplu taşıma araçlarında toplanıyorlar. Muhtelif kokuları var. Ayakları kokanlar, ter kokanlar, ağzı kokanlar... Hiç okurken yüzünü buruşturma, kabul et işte sen de bunlara maruz kalıyor, katlanıyorsun. Hiç olmadı mı sana da ter kokulu garsonun üstünden aşırtarak servis yapması? En fenası da şıkır şıkır, tiril tiril giyinen o güzide görünümlü insanların ter ve ağız kokuları. Çok değil 10 TL'ye 1 deodarant, 1 diş fırçası, 1 macun alıp en temel temizliğini yapabilirsin. Üstüne o marka gömleği, elbiseyi giyip dudağına parlatıcı süreceğine dişini fırçala diyesim geliyor, zor tutuyorum kendimi. Ha böyle de blog post olur mu deme. İçimde kalmasın diye yazıverdim işte. TEMİZLEN!
 

ÜSTÜNE ALINMA! Copyright © 2010 Design by Ipietoon Blogger Template Graphic from Enakei